17 Kasım 2008 Pazartesi

Rus gazetesi gaz ve petroldeki çelmeyi yazdı...

Rus İzvestiya gazetesi, Bakü'de bir araya gelen Rusya'ya komşu ülkelerin, doğalgaz ve petrolü, Rusya'yı devre dışı bırakarak ihraç etme kararı aldığını savundu.

Haberde, Bakü'de yapılan toplantıya, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko gibi üst düzeyde katılımın olduğu belirtilerek, "Diğer ülkeler Dışişleri Bakanları seviyesinde katılmasına rağmen, toplantıda Azeri doğalgazının Gürcistan'a ihraç edilmesiyle ilgili 5 yıllık anlaşma imzalanmasına engel çıkmadı" denildi.

Azerbaycan'ın Şahdeniz yataklarındaki doğalgazdan Gürcistan'a, şu ana kadar günlük 1 milyon metreküplük bölümü gönderdiği ifade edilen haberde, şunlar kaydedildi:

"Tiflis'in yıllık doğalgaz ihtiyacı 400 milyon metreküp civarında olmasına rağmen Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Şaakaşvili, 2007 yılında Rusya'nın yerine Azerbaycan'dan gaz almak için karar vermişti.

İmzalanan yeni anlaşmaya göre, Gürcistan Azerbaycan'dan günlük 1.5 milyon metreküp doğalgaz daha alacak.

Bakü'deki enerji zirvesine katılan Kazakistan Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Sauak Minbayev, Bakü-Supsa petrol boru hattından ihracatla ilgilendiklerini açıkladı. Şu anda Kazakistan petrolü Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile Akdeniz'e ihraç edilmekte.

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı konuşmalarda, Güney Kafkasya'da güvenlik ve verimli işbirliği konularına özellikle yer vererek, Bakü toplantısının Rusya'ya karşı olmadığı izlenimi oluşturmaya çalıştı."

İngiltere'nin 2009'da % 1.7 küçülmesi bekleniyor

İngiltere'de Sanayiciler Konfederasyonu (CBI) tarafından açıklanan tahminler, ekonomide yaşanan durgunluğun düşünülenden daha zor ve uzun olacağını ortaya koydu.

Yapılan tahminler İngiliz ekonomisinin 2009 yılında yüzde 1.7 oranında küçüleceğine işaret ederken, 2010 yılında da işsizlerin sayısının 3 milyona varacağı belirtildi.

CBI geçen ay bankacılık alanında yaşanan büyük krizin, İngiliz ekonomisinde yüzeysel kalacağına inanılan etkinin derinleşmesine yol açtığını bildirdi.

İngiliz ekonomisinin geçen Temmuz - Eylül ayları arasında, 16 yıldır ilk kez küçüldüğüne işaret eden CBI yönetimi, bunun da İngiliz ekonomisinin resesyonun eşeğinde olduğunun göstergesi olduğuna dikkat çekti.

CBI'ın Başkan yardımcısı olan John Cridland durumu değerlendirirken, yaşananların etkisiyle İngiliz ekonomisinin büyüme tahminlerini yeniden gözden geçirip, biraz düşürdüklerini ifade etti.

Bu tür krizlerin doğası gereği kesin bir tahmin yapmanın imkansız olduğunu da belirten Cridland, "Buradaki açık ve net olan tek şey, birkaç ay önce kısa ve yüzeysel olacağını düşündüğümüz krizin, düşündüğümüzden daha uzun ve derin olacağıdır" dedi.

Bilindiği gibi İngiltere'nin yılın son çeyreğini de küçülmeyle kapatması halinde resmen resesyonda (ekonomik durgunluk) sayılması mümkün olabilecek.

Goldman Sachs'ın CEO'larına bu yıl prim yok

Goldman Sachs'ın üst yöneticisi Lloyd Blankfein ve yönetim kurulunun diğer 6 üyesi bu yıl prim alamayacak.

Sözcü Lucas Van Praag yaptığı açıklamada, kararı yönetim kurulunun 7 üyesinin kendilerinin verdiğini ve şirketin tazminat komitesinin kararı onayladığını belirtti.

Yönetim Kurulu üyelerinin "doğru şeyi yaptıklarını düşündükleri için bu kararı aldıklarını" kaydeden Van Praag, üst düzey yöneticilerin bu yıl maaş dışında prim, hisse senedi alamayacağını ve diğer opsiyonlardan yararlanmayacağını ifade etti.

Bu kararla Blankfein'in yanı sıra Jon Winkelried ve Gary Cohn, John Weinberg, J. Michael Evans, Michael Sherwood ve David Viniar şirketten prim alamayacak. Blankfein geçen yıl toplam 54 milyon dolar kazanmıştı.

Küresel finansal krizle birlikte JPMorgan Chase'in Bear Stearns'ı, Bank Of America'nın Merrill Lynch'i alması ve Lehman Brothers'ın iflasından sonra geriye kalan yatırım bankaları Goldman Sachs ve Morgan Stanley banka holding şirketleri olmuştu.

Bu arada İsviçre'nin en büyük bankası UBS de gelecek yıl bankanın başkanına prim ödemelerini durduracağını ve sorumsuzca risk alarak bankanın performansını kötü etkileyen diğer üst düzey yöneticilerin cezalandırılacağını açıkladı.

Açıklamada, UBS Başkanı Peter Kurer'in gelecek yıl sadece maaşını alacağı, kötü yatırımlar nedeniyle bu yıl zararı 40 milyar doları bulan bankanın durumu düzelinceye kadar 2007 ve 2008 yılında prim ödemelerinden feragat edeceği belirtildi.

Bankanın ayrıca "bir yandan ödüllendirmeyi diğer yandan yaptırımı kapsadığı için Latince 'bonus-malus' sistemi olarak adlandırılan" sistemi 12 yönetim kurulu üyesi ve diğer üst düzey yetkililere uygulayacağı kaydedildi.

UBS'nin eski üst yöneticisi Peter Wuffli, bu ay başında, geçen yıl UBS'den ayrıldığı için 10 milyon doları almamıştı.

Aralarında eski UBS Başkanı Marcel Ospel'in de aralarında bulunduğu diğer üst yöneticilere, bankanın, Temmuz 2007'de çöken ABD yüksek riskli mortgage piyasasına yatırım yaptığı dönemde kendilerine yapılan prim ve ödemeleri geri vermesi çağrısında bulunulmuştu.

SPK, nakit sermaye artırımı için çalışıyor

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, nominal değeri 1 YTL'nin altında olan şirketlere, nakit sermaye artırım imkanı sağlamak için çalıştıklarını söyledi.

Türkiye Borçlanma Araçları Piyasası Çalıştayı'nın açılışında konuşan Erol, piyasaların yoğun bir gündemi bulunduğuna dikkat çekerek, "Böyle dönemlerde başkalarının paketlerini beklemektense, ne yapabileceğimizi düşünmemiz gerekiyor" dedi.

SPK Başkanı Turan Erol, borsadaki 319 yatırım şirketinin şu an itibarıyla hisse senedi fiyatlarının, nominal değerin altında olduğunu, bunların 150'sinin borsa değerinin altında olduğunu, diğerlerinin önemli bir kısmının da fiyatlarının düşük olduğunu anlattı.

Hisselerinin değeri nominal değerinin altında olan bu şirketlere, nakit sermaye artırımına geldiklerinde nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda çalıştıklarını belirten Erol, "Biraz mevzuattan kaynaklanan katılıklar, biraz da piyasanın bunları pek bilmemesi nedeniyle yeterince kullanılamıyor" dedi.

Erol, bu konudaki çalışma tamamlandığında nominal hisse değeri 1 YTL'nin altında olan şirketler için, nakit sermaye artırımı imkanı doğmuş olacağını söyledi.

Kredi piyasanın daraldığı bir ortamda, yerlerinde oturup beklemeyeceklerini yineleyen Erol, sermaye piyasalarını nasıl harekete geçireceği konusunda çalıştıklarını ifade etti.

Maliye Bakanlığı'nın yaptığı stopaj indiriminin çok önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Erol, talep tarafını güçlendirmek gerektiğini, vergi boyutunda bir şeyler yapılabileceğini, SPK'nın halka arzda aldığı binde 2'lik payı bile KOBİ'ler için daha çok düşürmeyi düşündüklerini anlattı.

Erol, 4 bine yakın fon düzeyinde kurumsal anlamda yatırımcı olduğunu belirtti.

"Sermaye piyasalarının geleceği organize piyasalarda"


Sermaye piyasası tarafı olarak global krizden çıkardıkları derslere de değinen Erol, "Sermaye piyasaları olarak karamsarlığa gerek olmadığını düşünüyoruz. Kriz aslında bizim organize piyasada çıkmış değil. Krizin kaynağı daha çok türev piyasalarda. Sermaye piyasalarının geleceği bence organize piyasalarda. Olmazsa olmaz şart organize piyasalar" diye konuştu.

Kaynak : Cnntürk